18 Şubat 2014 Salı

NEFES

Bazen canın sadece onu çeker öyle bildiğimiz türden sevişmek değil sırt sırta dönüp birbirinize yaslanıp ciğerleriniz'den çıkan oksijenin sizin yerinize sevişmesini izlemek için. Bazense sadece parmak uçlarında gezip neresine neden dokunduğunu bilmeden hayatın kıyısından yürümek ister canınız öylesine sert ama kırılgan adımlarla.
Bazen durup düşünmek ister kafanız iki kişinin adına düşünmek..
Sonra vazgeçip tüm yalınlığından çirkinliğin, güzelliğini kusmak ister ruhunuz tüm sabrıyla beklerken gelecekte olanı..

27 Ocak 2014 Pazartesi

Erkek Çocuğu

Zaman zaman günleri ertelerken bilirim kaçışların son olmadığını/olamıyacağını.
Her başlayan günün ardından bir kez daha kendimi yine kendime adıyorken hiç usanmayacağımı.
Küçük bir erkek çocuğuyum ben avuçlarımda her gün biraz daha büyüyen izlerim var.
Her gün biraz daha acıyan yorgun kalbim ve parmak uçlarım.
Nazarında tüm dünyaya karşı koymak isterken kaybettiğim bir ruhum.
Gecelerinde ağlarken, gözyaşlarımı içime akıtırken biriktirdiğim bozuk paralarla aldığım hayatım var.
Sevişmelerin tadını çıkardığım ertesi gününde her gördüğüm yüzden kaçtığım bedelsiz bir vücudum.
Görmeyi unutan gözlerim var benim, görmek istediklerini gören bazen sadece bakmasını bilen.
Küçük bir erkek çocuğuyum ben yaralarım var dudağımda, arada emerek sızısını azalttığım.
Günahlarım var benim sevaplarımla karıştırıp Tanrıya yolladığım.
Her güneşin doğuşunda yatağımdan kalkamayıp anılarıma sarılıp uyuduğum yastıklarım var.
Küvetin içine girdiğimde boğulmak isteyip'de beceriksizliğimin verdiği acemilikle yapamadığım aşkım var.
Kendime düşkünlüğüm var öldürmek istesem de düşkünlüğüm nedir ki düşkünlük!
Susarken içimden tekrarladığım kelimelerim var zor zamanlarımdan kurtaran bir tür kelimeler işte
Küçük bir erkek çocuğuyum ben hala oyuncaklarım var etrafımda benimle konuşan
Vee eriyorken dondurma külahlarında umutlarım var hala hiç yitmecek her zaman çoğalacak umutlarım...